EKLEM SAĞLIĞI VE OSTEOARTRİTTE YENİ GELİŞMELER

Osteoartrit, 65 yaş üstü hayatı aktif yaşamak isteyen birçok kişinin sorunu olmaya başladı. Osteoartritin yol açtığı ağrılar; kadınlarda 40 yaş, erkeklerde 50 yaş civarında başlıyor.

Osteoartrit, halk arasında bilinen ismiyle kireçlenme, eklemlerde kıkırdak dokunun yapısında bozulma, kıkırdakta incelme, aşınma ve tahribatın ortaya çıktığı en sık görülen eklem hastalığıdır.  En sık diz, kalça, el bileği ve omurgada görülmektedir. Osteoartrit aşağıdaki nedenlerle ortaya çıkmaktadır:

•             Kalıtımsal faktörler

•             Yaşlanma (60 yaş üzeri %50)

•             Yanlış hareket, bazı meslekler

•             Kilo

•             Kemik ve eklemleri etkileyen diğer hastalıklar (Gut, romatoid artrit, diabetik nöropati, paget hastalığı, septik artrit ve doğuştan kalça çıkığı vb)

Osteoartrit, en sık rastlanan sorunlardan biri olması, yan etkileri fazla olan antienflamatuvar ilaçların uzun süre kullanılma gereksinimleri nedeniyle, destekleyici veya alternatif tedavi yöntemlerine en çok ihtiyaç duyulan alanlardan biridir.

Osteoartrit tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar/ yöntemler;

•             NSAİ

•             Eklem içi sıvı (Hyarulon) ve kortizon uygulamaları

•             Fizik tedavi, egzersiz

•             Akupunktur

•             Cerrahi müdahale

Destekleyici tedavilere son yıllarda artan ilgi, bilim ve tıp dünyasının bu alandaki çalışmalara hız vermesine neden olmuş ve çeşitli formüller içeren hazır preparatlar kullanıma sunulmuştur.

Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır kullanımda olan bu ürünler, son yıllarda ülkemizde de artış göstermiştir. Bu ürünlerin içerdiği maddeler:

GLUKOZAMİN

Kıkırdak koruyucu (Kondroprotektif) olarak nitelendirilen ajanların başında gelir. Bu terim dejenaratif eklem hastalığının ilerlemesini durduran ve/veya hasarlı kıkırdağın onarılma süreçlerini olumlu yönde etkileyen her ilaç veya bileşim için kullanılır.

Glukozamin,  glukozaminoglikan ve proteoglikanların sentezinde temel yapı taşı olan bir maddedir. Yengeç, ıstakoz ve karides kabuklarından elde edilmektedir.

Teorik olarak üç fonksiyonu vardır; Kondrosit, kollajen ve proteoglikan üretimini uyarmak, sinovyal hücrelerini uyarmak, hafif antienflamatuvar etki.

Laboratuvar ortamında osteoartritli hasta kıkırdaklarından hazırlanan kondrosit hücre kültürlerine glukozamin eklenince proteoglikan sentezi artmaktadır. İn vivo (hasta çalışmaları) kısıtlı sayıdadır.

Farmakolojik ve klinik olarak etkisi uzun zaman içerisinde ortaya çıkar.

Diyabet hastaları (şeker yapısında olmasından dolayı) dışında kullanımının kısıtlandığı bir hasta grubu yoktur.

KONDROİTİN

Kondroitin sülfat, eklem kıkırdağındaki proteoglikanlarda en çok bulunan GAG ( Glukozaminoglikan) dır. Kıkırdak, kemik ve tendon yapıları için önemlidir.

Eklemde üç fonksiyonu vardır; zararlı enzimleri (proteaz) inhibe etmek, GAG havuzunu çoğaltmak, hyarulonik asit sentezini uyarmak.

Kondroitin sülfat, genellikle Glukozamin ile kombine olarak kullanılmaktadır.

Moleküler yapısı Heparin’inkine benzer ve antikoagülan tedavi alan hastalarda dikkat gerektirir.

MSM ( Metil Sülfonil Metan)

Eklemleri koruyan bağ dokuları, sülfür yardımıyla oluşur. Sülfür, antioksidan, analjezik ve antienflamatuvar özellikler gösterir.

Özel bitkisel diyetlerle sülfür alımını artırmak mümkün olabilir. Ancak özellikle lahana, brokoli, brüksel lahanası gibi sebzeleri her gün tüketmek mümkün olmayabilir.

MSM, sülfür için çok iyi bir kaynaktır. MSM artritte kullanılmasının yanında alerji, saç dökülmeleri ve diğer bağ dokusu kökenli ağrılarda da etkili olabileceği düşünülmektedir.

Günlük 2-6 g dozlar ikiye veya üçe bölünmüş olarak önerilmektedir. Bazı preparatlarda diğer ajanlarla kombine edildiği için daha düşük dozlarda bulmak mümkündür.

HYALURONİK ASİT

Hyaluronik asit, en çok göz ve eklemlerde olmak üzere vücutta doğal olarak bulunan bir maddedir. Nem ve kayganlık sağlar, su tutma kapasitesini artırır.

Kozmetik alanında dolgu malzemesi olarak kullanımının yanında tablet formları da anti-aging olarak tanıtılmaktadır.

Osteoartritte kullanımı ise iki şekilde olabilir; eklem içi enjeksiyon olarak yılda 1-2 kez kullanılabilir. Yaklaşık maliyeti 1500-2000 TL arasındadır. Oral formlarda(tablet) kullanımında biyoyararlanımın %40-50 civarı olduğu gösterilmiştir. Günlük önerilen doz 100-300 mg’dır ve 3 aylık kullanım sonrası sonuç alınabileceği gösterilmiştir. Herhangi bir yan etkisi bildirilmemiştir.

KOLLAJEN (TIP II)

Eklemdeki proteinin %50’si, kollajenin ise %95’i Tip II Kollajen’ dir. Tavuğun göğüs kafesindeki kıkırdaktan elde edilir.

Hem Romatoid Artrit hem de Osteoartrit de kullanımı önerilmektedir.

Doğası değiştirilmemiş Tip II Kollajen etki mekanizması itibariyle, bağışıklık sistemiyle birlikte çalışarak kıkırdağın yapısındaki kollajene uygulanan baskının ortadan kalkmasını, kıkırdağın tekrar onarılmasını ve güçlenmesini sağlayan bir ajandır.

Osteoartritte azalmış Kollajen Tip II desteği olarak kullanılırken, Romatoid  Artritte immun cevabın (bir protein olan Kollajen Tip II’ye karşı antikor gelişimi) engellenmesi üzerinden etki ettiği düşünülmektedir.  Doğal formda (denature edilmemiş) olması önemlidir. Önerilen doz; 10-20 mg/gün şeklindedir. Yan etki bildirilmemiştir.

YUMURTA KABUĞU ZARI

Osteoartrit tedavisine destek amaçlı; doğal yumurta kabuğu zarı polimeri, avakado, soya ekstresi gibi gıda takviyeleri de önerilmektedir. Yumurta kabuğu zarı, preparatlarda NEM (Natural Eggshell Membrane) olarak kısaltılmaktadır. İçeriğinde Sülfat, Glukozamin, Kollajen, Protein, Kalsiyum ve nemlendirici özellikte maddeler doğal olarak bulunmaktadır. Yumurtaların elde edilme yöntemleri, kabukların (zarların) değerlendirilmesi sürecindeki işlemler ve kontroller de ürünün kalitesini etkileyebilecek faktörlerdir.

Ecz. Sibel Çolak

Kısa Bilgi:

Edirne'de doğdu. İstanbul üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 1995 yılında mezun olduktan sonra MBA programını tamamladı. Londra'da İngilizce ve mesleki İngilizce eğitiminden sonra hedeflediği ilaç sektöründe çalışmaya başladı. 1997 yılında Aventis’te başladığı iş hayatında sırasıyla Eczacıbaşı, Abdi İbrahim ve Actelion firmalarında Ürün Müdürlüğü, Grup Ürün Müdürlüğü, İş Birimi Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Bugüne kadar enfeksiyon hastalıkları, antibiyotikler, NSAİ ‘ler, ağrı, üst solunum yolu hastalıkları ve soğuk algınlığı ürünleri, OTC ürünlerle çalıştı ve lansmanlar yaptı, özgün eğitimler hazırladı. Türkiye’de ve yurt dışında doktor, eczacı ve satış ekiplerine ürün -endikasyon ve pazarlama eğitimleri verdi. Almış olduğu çok sayıda eğitim ile sunum becerileri, beden dili, interaktif eğitim becerileri vb. alanlarda yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu.

Son 5 yıldır İzmir’deki eczanesinde serbest eczacı olarak çalışıyor. Eczanesinde eğitim, prim sistemleri, ürün kategorilerini yönetme konusunda uygulamalara ağırlık veriyor. Aynı zamanda Fortiks Eğitim Danışmanlık bünyesinde meslektaşlarına ve eczane teknisyenlerine sağlık eğitim seminerleri veriyor.

İletişim
sibelcolak@yahoo.com